Sait Faik Abasıyanık, yazmanın önemini şöyle anlatır. "Söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi! Burada, namuslu insanların arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti. Yapamadım. Koştum tütüncüye, kağıt, kalem aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkarttım. Kalemi yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Sait faik'in bu satırlarını ilk olarak okuduğumda abartılı bulmuş,gerçekten ne demek istediğini anlayamamıştım.Üstadın sözlerinin anlamını uzun süre tek başına kaldığım askerlik anlarında çözdüm.Öyle anlar gelirdi ki her anı yazmak,daha sonra başkalarıyla paylaşmak isteği içimi kemirir dururdu.Elimden geldiğince günlük tutmaya,beni etkileyen anları eklemeye çalıştım.İlerde bir gün açar okurum,hatırladıkça gülerim...